<!DOCTYPE article PUBLIC "-//NLM//DTD JATS (Z39.96) Journal Archiving and Interchange DTD v1.0 20120330//EN" "JATS-archivearticle1.dtd">
<article xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink">
  <front>
    <journal-meta />
    <article-meta>
      <title-group>
        <article-title>Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi Karşılaştırmalı Süreç İncelemesi</article-title>
      </title-group>
      <contrib-group>
        <contrib contrib-type="author">
          <string-name>Yagup Macit</string-name>
          <xref ref-type="aff" rid="aff0">0</xref>
        </contrib>
        <contrib contrib-type="author">
          <string-name>Eray Tüzün HAVELSAN</string-name>
          <xref ref-type="aff" rid="aff0">0</xref>
        </contrib>
        <contrib contrib-type="author">
          <string-name>Ankara</string-name>
          <xref ref-type="aff" rid="aff0">0</xref>
        </contrib>
        <contrib contrib-type="author">
          <string-name>Türkiye</string-name>
          <xref ref-type="aff" rid="aff0">0</xref>
        </contrib>
        <contrib contrib-type="author">
          <string-name>ymacit</string-name>
          <xref ref-type="aff" rid="aff0">0</xref>
        </contrib>
        <contrib contrib-type="author">
          <string-name>etuzun}@havelsan.com.tr</string-name>
          <xref ref-type="aff" rid="aff0">0</xref>
        </contrib>
        <aff id="aff0">
          <label>0</label>
          <institution>Application lifecycle management</institution>
          ,
          <addr-line>application lifecycle process models, waterfall model, scrum model, Project</addr-line>
        </aff>
      </contrib-group>
      <fpage>122</fpage>
      <lpage>133</lpage>
      <abstract>
        <p>Application Lifecycle Management (ALM) has a history of research related to software development processes and productivity over the last 40 years. Recently software has penetrated into almost every industry, thus every company is a software company now. Parallel to the history of ALM process models, at first it was considered synonymous to waterfall. However with the questioning of the success of waterfall methodology in software project management, recently agile processes come into play. Among the agile processes, especially Scrum methodology is the most popular and became prominent. In this study, we provide a comparison of Waterfall Model and Scrum model from project management perspective Uygulama yazılımlarının fikir aşamasından itibaren geliştirme, dağıtım ve bakım süreçlerinin tamamı, Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi (UYY) çerçevesinde incelenmektedir[1]. Konrad Zuse ile 1945 yılında başlayan bilgisayar yazılımları, 1956 yılında IBM ile başlayan endüstriyel amaçlı işletim sistemlerin ortaya çıkması sonucunda, uygulama yaşam döngüsü evrimine girmiştir.</p>
      </abstract>
      <kwd-group>
        <kwd>management management</kwd>
      </kwd-group>
    </article-meta>
  </front>
  <body>
    <sec id="sec-1">
      <title>1 Giriş</title>
      <p>Endüstriyel yazılımların gündeme gelmesi ile birlikte, bir ihtiyacın ele alınıp
çözümlenmesi ve çalışır bir ürüne dönüştürülerek teslim edilmesi pratik bir sorun
olarak ortaya çıkmıştır. Hem akademik çevreler hem de endüstriyel çevreler ortaya
çıkan bu pratik soruna dönük yanıtlar bulmaya çalışmışlar ve bu çalışmalar sonucunda
farklı süreç modelleri geliştirilmiştir. Bu çalışmada, endüstriyel olarak öne çıkan
Şelale ve Kenetlenme süreç modelleri incelenmiştir.</p>
      <p>Çalışmanın ikinci bölümünde, Şelale ve Kenetlenme süreç modellerin ortaya
çıkışları ve kullanımları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise, süreç modellerinin proje
başarımı açısından önem taşıyan; proje yönetim üçgeni, ihtiyaca yakınlaşma,
görünürlük, değişime açıklık, risk yönetimi, değer üretimi, benzer proje üretkenliği ve
karmaşıklık başlıklarında ele alınmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde, üçüncü
bölümdeki kriterlere dayanılarak özet bir süreç seçim yaklaşımı ortaya konmuştur.
Beşinci bölümünde ise sonuç ortaya konulmuştur.</p>
    </sec>
    <sec id="sec-2">
      <title>2 Süreç Modelleri</title>
      <p>Yazılım geliştirme süreci, bir yazılım ürününün geliştirilmesi için organize edilmiş,
kendi içerisinde sıralı adımları barındıran ayrıştırılmış fonksiyonlar kümesidir.
Yazılım geliştirme süreç modeli aynı zamanda bir yaşam döngüsü modelidir.</p>
      <sec id="sec-2-1">
        <title>2.1 Şelale Süreç Modeli</title>
        <p>Bilişim sektörünün gelişimi ile birlikte, 1970’li yıllarda yazılım üretimleri için
standardize edilmiş ve iyi işleyebilecek bir üretim modeli isteklerine Royce tarafından
Şelale Süreç Modeli ile [2] yanıt verilmiştir.</p>
        <p>Royce tarafından verilen yanıt detaylı olsa da özet olarak Şekil 1’de görülen ana
süreç ayrıştırmalarına (decomposition) sahiptir. Bu yanıt sonrasında, yazılım
endüstrisinde çalışanların rolleri, yapılan sözleşmeler ve hakedişlerde hep bu süreç
kırılımları esas alınmıştır. Bu kırılımlar sonucunda karmaşıklık ayrıştırma yöntemi ile
çözümlenmiş ve projelerin takvimleri belirgin hale gelmiştir.</p>
        <p>Şekil 1 Şelale Süreç Modeli</p>
        <p>Şekil 2 Şelale Fonksiyon Etkinlikleri
Şelale modeli, tüm endüstri ve özellikle savunma sanayi için bir standart halinde
geldikten sonra, Software Engineering Institute tarafından geliştirilen CMMI
çalışmaları [3] dahi, aynı kırılımlar üzerinden yüklenici değerlendirmeleri yapmıştır.</p>
        <p>Şelale modeli yaygın ve etkin olarak kullanıldıkça, eksiklikleri ve zayıf noktaları
da ortaya çıkmıştır. Gereksinimlerin, projenin ilerleyen aşamalarda değişmesinin çok
daha zor olması engelini aşabilmek için, gereksinim safhasına Prototip eklenmiştir.
Tüm ürünün doğrulamasının en sona bırakılması telafi edilemeyecek maliyet ve
gecikmelere neden olduğundan, modelin doğrulama tarafı için V-Model[4] ile
iyileştirmeler yapılmış ve her aşama da müşteri geri bildirimi devreye alınmıştır.</p>
        <p>Bilişim sektöründeki projelerin gereksinim, tasarım, geliştirme ve doğrulama
aşamalarının doğal akışında net olarak ayrıştırılamaması, şelale modelindeki yapay
ayrıştırma ile çözülememiştir. Şekil 2’de gereksinim, tasarım, geliştirme ve
doğrulama etkinlikleri, şelale basamakları ve dönemsel etkinlik yoğunlukları ile
birlikte gösterilmiştir.</p>
        <p>Şelale modelindeki evrelerin isimleri, o evre içerisinde en yoğun gerçekleşen
fonksiyonel etkinliklerden alınmıştır. Evrelerin isimleri yoğunlukların göre farklı olsa
da neredeyse her evrede tüm fonksiyonel alanlarda etkinlikler devam etmektedir.
Örneğin, geliştirme evresinde, yoğun etkinlik geliştirme için yaşanırken, tasarıma
ilişkin iyileştirici ve düzeltici etkinlikler, geliştirme için altyapı ve öncül üretim
etkinlikleri yaşanabilmektedir. Bu durumda, evreler ve o evrelere ilişkin çıktıları izole
şekilde değerlendirmemize karşın, neredeyse her evrede her fonksiyonel etkinlik türü
farklı yoğunluklarda devam etmektedir. Bir evrenin kendi ana etkinlik türü dışındaki
diğer etkinlikleri yok sayması, o etkinlikler ile iletişime kapalı olmasına neden
olmaktadır. İletişime kapalılık beraberinde değişime kapalılığı da getirmektedir.</p>
        <sec id="sec-2-1-1">
          <title>2.2 Kenetlenme Süreç Modeli</title>
          <p>Endüstriyel üretim hatlarında, üst-üste binen üretim fonksiyonlarının geleneksel
sıralı yaklaşımla ayrışık ve ardışık olarak ele alınması eş zamanlı etkinlikler için
etkileşim sorunu oluşturmuştur. Bu sorun, 1986 yılında Hirotaka Takeuchi ve Ikujiro
Nonaka tarafından Fuji-Xerox ve Honda örneğinde, Amerikan futbolu (Rugby)
oyunundan esinlenilerek yeni geliştirme oyunu[5] ile çözülmüştür. Bu çözüm, 1990’lı
yıllarda Ken Schwaber ve Jeff Sutherland tarafından bilişim uygulamaları için yapılan
çalışmalarda kullanılmıştır[6].</p>
          <p>
            Bilişim sektöründe yinelemeli ve artımlı [7] geliştirme konusundaki deneyimler ile
Scrum ve diğer deneyimle
            <xref ref-type="bibr" rid="ref12">rin birikimi sonucunda 2001</xref>
            yılında Çevik Bildiri (Agile
Manifesto)[8] yayınlanmıştır. Çevik bildiri ile bireyler ve etkileşim, çalışan yazılım,
müşteri ile işbirliği, değişime açıklık öne çıkan ana ilkeler olarak kabul edilmiştir.
          </p>
          <p>Kenetlenme süreç modeli temel olarak deneyciliği (Empiricism) öne
çıkartmaktadır. Deneycilik; kenetlenme açısından, görünürlük, denetim ve değişim
kaldıraçları üzerinde şekillenmektedir.
Şekil 3 Kenetlenme Deneycilik Modeli[6]
Şekil 4 Kenetlenme Çerçevesi
Şekil 3’de görülen deneycilik modeli ile geleneksel sıralı yaklaşımın üretimin
bütününe bir kez uygulanması yerine, küçük zaman dilimlerinde n defa tur olarak
uygulanması sağlanmıştır. Her bir tur sonucunda yapılan gözlemler ile sonraki tur için
iyileştirmeler yapılmış ve mükemmel öngörü yerine deneyimleyerek öğrenme ve
uygulama süreci tanımlanmıştır. Deneycilik öğretisi bilişim sektöründe termostat
örneğine göre şekillenmiştir. Hiç bir mükemmel öngörü ve algoritmanın, termostatın
şu anki sıcaklık derecesini ölçerek, bir sonraki eylemine karar vermesinin yerine
geçemeyeceği öngörülmüştür.</p>
          <p>Kenetlenme Çerçevesi, Şekil 4’de görüldüğü gibi, projenin ihtiyaçların belirli
zaman dilimleri içerisinde tekrar eden turlar ile eritilmesini ve her tur sonunda
çalışabilir çıktı elde edilmesini amaçlamaktadır.</p>
          <p>Kenetlenme çerçevesi ile ilk tur sonunda bile belirli bir işi yapan bir ürün elde
edilmesi hedeflenmektedir. Bütün çaba, her tur sonunda elde edilen çıktının
çalışabilecek ürün olması için harcanmaktadır.</p>
          <p>Tur başlangıcında, o tur için Ürün İstek Listesinden önceliği olan ve takım
kapasitesi ile tur içerinde üretilebilecek olan istekler, seçilerek detaylandırılmakta ve
Tur İş Listesi oluşturulmaktadır. Tur içerisinde, üretim takımı, her gün aynı zaman ve
aynı yerde günlük bilgi paylaşımı ve taahhüt toplantıları yaparak, Tur İş Listesini
ürüne dönüştürmektedir. Tur sonunda, yapılan çalışma ürün sahibi tarafından
değerlendirilerek, uygun olanlar Ürün Artımına dâhil edilmektedir.[9]</p>
        </sec>
      </sec>
      <sec id="sec-2-2">
        <title>2.3 Süreç karşılaştırması ile ilgili Çalışmalar</title>
        <p>Bu bölümde bahsedilen Şelale süreç modeli ve Kenetlenme süreç modeli
literatürde farklı açılardan karşılaştırılmıştır. Süreç modellerinde belki de iki karşıt uç
alarak tabir edebileceğimiz bu iki modelin, çevik metodolojilerin popüler olduğu
2000’li yıllardan sonra karşılaştırılmaya başlandığını görülmektedir. [10][11]</p>
        <p>Vohra ve Singh [10] süreç karşılaştırmaya özellikle proje yönetimi açısından
yaklaşmış ve süreç modellerini geleneksel plan tabanlı ve değişime açıklık tabanlı
(çeviklik) olarak ikiye ayırmıştır. Temel olarak bu iki yaklaşımı değişime açıklık,
ürün teslimat tarihi, kalite, müşteri katılımı, risk faktörü gibi açılardan karşılaştırmalı
olarak incelemiştir.</p>
        <p>Karşılaştırma çalışmalarından günümüze en yakın olanı 2013 yılında Carnegie
Mellon Yazılım Mühendisliği Enstitüsünün yayınladığı “Parallel Worlds: Agile and
Waterfall Differences and Similarities” [11] adlı teknik rapordur. Bu çalışmada Çevik
ve Şelale dünyasındaki terim ve kavramlar açıklanmış ve bunların arasındaki
benzerlerlikler ve farklılıklar özetlenmiştir. Çevik ve şelale dünyasında kullanılan
terminoloji özetlenmiş ve karşılaştırılarak anlatılmıştır.
3 Karşılaştırma</p>
        <p>UYY süreç modelleri mühendislik ve proje yönetimi yaklaşımları ile
karşılaştırılmıştır[12]. Ayrıca savunma sanayii açısından şelale süreci ve çevik sürecin
farklılıkları ve benzerlikleri üzerinde çalışmalar yapılmıştır[13]. Bu çalışmada, şelale
sürecini ve kenetlenme sürecini proje yönetim desteği açısından proje yönetim üçgeni,
yabancılaşma, benzerlik, görünürlük, değişime açıklık, risk, değer üretimi ve karmaşa,
başlıklarında karşılaştıracağız.</p>
        <sec id="sec-2-2-1">
          <title>3.1 Proje Yönetim Üçgeni</title>
          <p>Proje yönetimi açısından kısıtlı kaynakların ödünleşimi olarak bilinen proje
yönetim üçgeni (iron triangle), projenin tercihleri ve değişkenlik boyutları açısından
belirleyici olmaktadır. Bir projenin, hangi özellikler kapsamında, hangi zaman
aralığında ve ne kadar bir kaynak ile yapılacak kararı, o projenin ihalesini, sözleşmesi
ve kabulünü etkileyen ana etmenlerdir. Üçgenin bir boyutu üzerindeki değişikliğin
kaybı veya kazanımı için diğer boyutlardan en az birinde de değişim gerektirmektedir.
Örneğin, özellik boyutunda genişlemeye gidiyorsanız ya aynı kaynaklar ile zamanı
arttırmak ya da aynı zaman diliminde kaynakları arttırmak gerekecektir. Şelale ve
Kenetlenme için proje yönetim üçgenindeki değişken ve sabit boyutlar Şekil 5’de
verilmiştir.</p>
          <p>Şekil 5 Proje Yönetim Üçgeni
Şelale sürecini kullandığımızda, projenin kapsamını oluşturan özellikler kümesi
sabit olarak karşımıza çıkmaktadır. Proje yönetimlerinin faaliyet planlaması açısından
kullanabileceği temel seçenekler, zaman ve kaynak kullanımının eniyileştirilmesi
şeklinde olacaktır. Sözleşmelerde zaman ve bütçe unsurları, kısıt olarak belirtilmiş
olsa da belirtilecek şartlar içerisinde değişiklik sağlanabilmektedir. Teknik şartname
olarak da bilinen özellik kümesi ise değişime daha kapalı bir özellik sergilemektedir.</p>
          <p>Kenetlenme sürecini kullandığınızda, projenin bütçe ve hedeflenen sürüm tarihleri
temel sabitler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu süreçte asıl hedef, belirlenmiş sürüm
tarihleri için en öncelikli özellik kümesinin teslim edilmesidir. Bu nedenle özellikler
arasında önceliklendirme yapılmaktadır. Eniyileme çalışması, bütçe ve sürüm planına
sadık kalınarak en fazla değeri oluşturacak özelliklerin belirlenmesi şeklinde
olacaktır. Kullanıcılar açısından ürün özelliklerinin istenilen düzeye gelmesi
durumunda proje sonlandırılabilmektedir.</p>
        </sec>
        <sec id="sec-2-2-2">
          <title>3.2 İhtiyaca Yabancılaşma</title>
          <p>Bilişim projelerinde, kullanıcı ihtiyacı ile bu ihtiyacı karşılamak için yapılacak ara
üretim çalışmaları ve çıktılar, özgün ihtiyaçtan kopuş yaşamaya yani yabancılaşmaya
neden olmaktadır. Bir projedeki kullanıcı ihtiyacı, önce formal gereksinime, sonra bir
tasarım modeline, sonra bir yazılım koduna, sonra test prosedürüne ve sonunda
ihtiyacı karşıladığı düşünülen ürüne dönüşmektedir. Bu aşamalı ve ara teslimatlı
üretim yaklaşımı, özgün ihtiyaçtan uzaklaşma ve yabancılaşma potansiyeli
barındırmaktadır. Şelale ve Kenetlenme için yabancılaşma grafiği Şekil 6’da
verilmiştir.</p>
          <p>Şekil 6 Yabancılaşma Karşılaştırması
Şelale sürecini kullandığımızda, sadece projenin başındaki gereksinim analizi asıl
ihtiyaç ile etkileşim halinde iken sonraki aşamalarda bir öncekinden devralınan
yorumlanmış çıktı ile işlem yapılmaktadır. Bu şartlarda, bir yazılımı geliştirici için
yazılması gereken kod, kullanıcı ihtiyacı değil, tasarım modelinin belirtlediği şey
olacaktır. Bu durumu projenin tüm ihtiyaçları ve üretim takvim ile birlikte
değerlendirdiğimizde, kabul dönemine kadar yabancılaşma söz konusu olmaktadır.</p>
          <p>Kenetlenme sürecini kullandığınızda, bütün proje süresi yerine, her tur başında
kullanıcı ihtiyacı üretime alınmaktadır. Üretim aşamasında da kullanıcıyı doğrudan
temsil eden ürün sahibi sürekli olarak çıktılar üzerinde doğrudan söz sahibi
olmaktadır. Kullanıcının kendisi ise, her tur sonunda ihtiyacını karşılayan ürünü
doğrudan görüp değerlendirebilmektedir. Bu durumda yabancılaşma etkisi, bir tur
boyunca kullanıcıyı temsil eden ürün sahibinin yabancılaşması ile sınırlı kalmaktadır.
3.3 Görünürlük</p>
          <p>Bilişim projelerindeki görünürlük tüm paydaşlar açısından karar girdisi olarak
önem taşımaktadır. İşveren, yüklenici, alt yüklenici veya geliştiren personel açısından
bakıldığında, beklentiler ve alacağınız kararlar açısından sistemin görünür olması
gerekli görülmektedir. Şelale ve Kenetlenme için görünürlük grafiği Şekil 7’de
verilmiştir.
Şekil 7 Görünürlük Karşılaştırması
Şelale sürecini kullandığımızda projenin başında teknik şartname bilgisi ve analiz
çalışmaları herkes için açık durumdadır. Sonraki tasarım ve geliştirme dönemleri
faaliyeti gösterenler hariç herkes için kapalılığa ve belirsizliğe işaret etmektedir.
İşlerin tekrar görünür hale gelmesi ancak doğrulama döneminde olanaklı hale
gelmektedir.</p>
          <p>Kenetlenme sürecini kullandığınızda, her tur sonunda her şey herkes tarafından
açıkça görülebilir hale gelmektedir. Tur içerisindeki durumda ise belirli oranda şelale
sürecinin proje süresindeki handikaplarını taşıdığı söylenebilir. Bilgi ihtiyacı duyan
paydaşlar açısından bakıldığında en fazla bir aylık döngülerle tam görünürlük
sağlanmaktadır.
3.4 Değişime Açıklık</p>
          <p>Bilişim projelerindeki değişime açıklık, projenin başarı şansını ve ortaya çıkacak
ürünün kullanılma şansını doğrudan etkilemektedir. Değişime açıklık konusu temel
olarak ihtiyaçlardaki veya gereksinimlerdeki değişikliğe olan açıklığı ifade
etmektedir. Şelale ve Kenetlenme için değişime açıklık grafiği Şekil 8’da verilmiştir.</p>
          <p>Şekil 8 Değişime Açıklık Karşılaştırması
Şelale süreci, projenin başarıya ulaşmasının temel şartı olarak başlangıçta iyi
tanımlanmış gereksinimlerin olması gerektiğini ifade eder. Gereksinimler üzerinde
sonraki aşamalarda yapılacak değişiklik, tersine şelale zorlukları nedeniyle, dramatik
sonuçlara ve büyük ek maliyetlere yol açmaktadır. Şelale süreci için gereksinimler,
teknik şartname adıyla sözleşmenin ana eki olarak yer alırlar. Bu durum sözleşmenin
kapsamını da belirler.</p>
          <p>Kenetlenme süreci, her tur başında yeni bir projeye başlıyormuş gibi bir planlama
sürecine sahiptir. Ayrıca her tur sonucunda ortaya çıkan ürünü kullanıma verme
potansiyeline sahiptir. Kullanıcı, istemiş olduğu bir özelliğin pratik faydasının
olmadığını gördüğü zaman bir sonraki turda bu özelliğin iptalini veya değiştirilmesini
isteyebilmektedir. Bu değişim olanağı ile proje sonunda kullanıcı ihtiyacı ile uyumlu
bir ürün elde edilebilmektedir.</p>
        </sec>
        <sec id="sec-2-2-3">
          <title>3.5 Risk Yönetimi</title>
          <p>Bilişim projelerindeki risk yönetimi, temel olarak üretim ve tedarik zorlukları ile
elde edilen ürünün ihtiyacı karşılayamama potansiyelinden kaynaklanmaktadır. Şelale
ve Kenetlenme için risk grafiği Şekil 9’da verilmiştir.</p>
          <p>Şekil 9 Risk Karşılaştırması
Şelale süreci, proje başlangıcından itibaren hem üretim hem de kabul risklerini
barındırmaktadır. Üretim riskleri planlanan takvim ve sözleşmeler ile
azaltılabilmektedir. Ancak, V-Model ile azaltılmaya çalışılsa da kabul riskleri,
entegrasyon testleri ve kabul aşamasına kadar risk envanterini doldurmaktadır.</p>
          <p>Kenetlenme sürecini, grafik üzerinden risk eritme süreci gibi değerlendirilebilir.
Gerçekleştirilen her tur ile hem üretim riskleri ortadan kaldırılmakta hem de tur
sonunda teslim edilen çıktı ile kabul riskleri eritilmektedir.</p>
        </sec>
        <sec id="sec-2-2-4">
          <title>3.6 Değer Üretimi</title>
          <p>Değer üretimi bilişim projelerinin başından itibaren özel olarak takip edilen bir
başlıktır. Kazanılmış değer analizleri tüm proje yöneticileri için önemli bir yönetim
alanı olarak kendisini göstermektedir. Bir proje, bir zaman diliminde incelendiğinde,
geçmiş olan süreye bağlı olarak beklenen üretim değer değişecektir. Şelale ve
Kenetlenme için değer üretimi grafiği Şekil 10’de verilmiştir.</p>
          <p>Şekil 10 Değer Üretimi Karşılaştırması
Şelale süreci, proje başlangıcında gereksinim analizi ve tasarım üzerinde
yoğunlaşmak zorunda kaldığı için bu aşamalarda ürünsel bir değer üretimi söz konusu
olmamaktadır. Bu dönemlerde elde edilen varlıklar sadece dokümanlardan
oluşmaktadır. Geliştirme evresi ile birlikte müşteri için değer ifade edebilecek çıktılar
üretilebilmektedir. Doğrulama evresi ile beklenen değerleri elde edebilmektedir.</p>
          <p>Kenetlenme süreci, ilk turdan itibaren değer üretme üzerine odaklanmış
durumdadır. Her tur ile değer üretimini arttırılmaktadır. Proje hangi zaman diliminde
incelenirse incelensin her aşamada geçen süreye göre anlam ifade eden üretilmiş
değer elde edilebilmektedir.</p>
        </sec>
      </sec>
      <sec id="sec-2-3">
        <title>3.7 Benzer Proje Üretkenliği</title>
        <p>Endüstriyel bakışla, belirli bir dönme içerisinde gerçekleşen projelerin arasında;
alan, kapsam ve teknolojiler açısından benzerlikler bulunabilir. Benzer projelerin
yakın zaman dilimleri içerisinde gerçekleştirilmesi, proje organizasyonu ve diğer
paydaşlar için öğrenilmiş patika ve roller oluşturabilmektedir. Her organizasyonun
tekrarlı projelere vereceği öğrenme ve hatırlama tepkisi farklı seviyelerde
olabilmektedir. Şelale ve Kenetlenme için değer üretimi grafiği Şekil 11’de
verilmiştir.</p>
        <p>Şekil 11 Benzer Projeler için Üretkenlik Karşılaştırması
Şelale süreci, yeni bir organizasyonla yeni bir projeye başladığında, rollerin ve
iletişimin oturmaması nedeniyle süreci yavaş işletecektir. Aynı proje organizasyonu
ile benzer ikinci proje üretimine geçildiğinde, ilk projede yaşanan öğrenme sürecinin
sonuçları doğrudan kullanılarak doğrudan üretime geçilebilecektir. Tekrarlı proje
sayısı arttıkça organizasyonun olgunluk ve üretkenlik düzeyi yükselecektir. Bu düzey,
tüm değişkenlerin en iyi şekilde organize edilebileceği noktada sabitlenecektir.</p>
        <p>Kenetlenme sürecinin, proje başlangıç toplantısı ile doğrudan ilk tur çıktısını
üretmek için organize olma çabası, farklılık yaratacaktır. Proje kapsamındaki bir
özellik kümesinin her bir tur yeniden üretilmesi ve teslim edilmesi, şelale
deneyiminin bütün proje boyunca yaşadığı öğrenme ve optimize olma deneyimini
kenetlenme sürecinin aylık olarak yaşamasına olanak sağlamaktadır. Kenetlenme
sürecine ilk projede dahi hız kazandıran planlama toplantıları, takım modeli, ürün
özelliklerini işleme ve gözden geçirme mekanizması, benzer projeleri tekrar
gerçekleştirirken hızlanmasını engelleyen ritüellere dönüşmektedir. Bu nedenle
üretkenlik artışı sınırlı seviyede kalmaktadır.</p>
        <sec id="sec-2-3-1">
          <title>3.8 Karmaşıklık</title>
          <p>Karmaşıklık, bilişim projelerinin maliyetini, süresini ve başarımını etkileyen
faktörlerden biridir. Projeler; sözleşme kapsamı, kullanılacak teknoloji ve
organizasyon nedeniyle belirsiz taşıyabilmektedir. Sözleşme kapsamı belirgin olarak
nitelendirilse de oradaki ihtiyaçların etkileşimli bir bütünlük içerisinde anlaşılması
teklif açısından bile zorluklar barındırmaktadır.</p>
          <p>Koşulların belirgin olmadığı ve öngörülebilirliğin düşük olduğu durumlar için
Stacey tarafından Şekil 12’de görülen grafiksel çözümleme geliştirmiştir[14].</p>
          <p>Şekil 12 Belirsizlik ve Karmaşa Haritası</p>
          <p>Grafik araç üzerinde üç boyut bulunmaktadır. Bu boyutlar, organizasyon,
gereksinim ve teknolojiden oluşmaktadır. Organizasyondaki insan sayısı arttıkça
yönetim karmaşıklaşır hatta kaosa dönüşür. Gereksinim ve teknolojideki belirsizlik
arttıkça karmaşıklık artar ve hatta karmaşaya dönüşür.</p>
          <p>Şekil 13 Karmaşıklık Karşılaştırması
Şelale süreci, projenin akılcı ve nedensel bir akış ile ilerleyerek tamamlanacağını
öngörür. Ayrıca, işin en başında iken tasarım, geliştirme ve test planlarının keskin bir
şekilde yapılabileceğini öngörür. Şelale evrelerinden her biri öncekinin sonucu,
sonrakinin nedenidir. Her bir evre, öncekinden devraldığı karmaşaya, yeni
notasyonlar ve roller ile birlikte yeni karmaşalar ekleyecektir. Karmaşanın azalması
ancak kabul döneminde, olayların öngörülebilecek uzama girmesi ile azalacaktır.</p>
          <p>Kenetlenme süreci, karmaşayı en baştan kabul ederek, yönetilebilecek ve tepki
verilebilecek bir miktarda tutmaya amaçlamaktadır. Tur içerisine alınan işlerin azlığı
teknoloji, ihtiyaçlardaki belirsizlik, organizasyon ve kullanıcıların ürüne vereceği
tepkilerden oluşan karmaşayı hep belirli bir dozda tutabilmektedir. Tur sonlarında
yaşanan gözden geçirme ve değişim ile karmaşadaki değişikliğe göre tepki verebilme
olanaklı hale gelmektedir.</p>
          <p>4</p>
          <p>Süreç Seçim Yaklaşımı</p>
          <p>Yeni bir projeye başlanılacağı zaman hangi kısıtlar, varsayımlar ve yaklaşım ile
hangi proje yönetimi sürecinin seçilebileceği önemlidir. Süreç karşılaştırma
bölümünde yer alan alt başlıklar, süreç seçiminde kullanılabilecek kriter listesi olarak
kabul edilebilir. Karşılaştırma başlıklarına göre süreç seçim yaklaşımı Tablo 1’de
görülmektedir.</p>
          <p>Kriter
Proje Yönetim
Üçgeni
İhtiyaca
Yabancılaşma
Görünürlük
Risk
Değer Üretimi
Değişime
Açıklık
Benzer Proje
Üretkenliği
Karmaşıklık
Şelale
Gereksinim sabit, bütçe ve
zaman değişebilir.</p>
          <p>Son kullanıcı ürünü uzun süre
sonra değerlendirebilir.</p>
          <p>Sözleşme doküman
iletişimi öngörmektedir.</p>
          <p>Proje önemli
içermemektedir.</p>
          <p>Kabul ve kullanım
sonunda öngörülmektedir.</p>
          <p>tabanlı
riskler
proje
Gereksinimler değiştirilemez.</p>
          <p>Yakın zamanda benzer proje
deneyimi var.</p>
          <p>Teknoloji ve gereksinimler
belirgin.</p>
          <p>Kenetlenme
Bütçe ve zaman sabit,
gereksinimler değişebilir.</p>
          <p>Son kullanıcı ürünü kısa süreli
teslimatlar ile erkenden
değerlendirebilir.</p>
          <p>Sözleşme ve işveren iletişime
açıktır.</p>
          <p>Projenin önemli riskler
içermektedir.</p>
          <p>Kısa aralıklar ile kazanılmış
değer üretimi ve kullanımı
öngörülmektedir.</p>
          <p>Gereksinimler kullanıcı
ihtiyacına göre değişebilir.</p>
          <p>Benzer proje deneyimi yok.</p>
          <p>Teknoloji
belirsiz.</p>
          <p>ve</p>
          <p>gereksinimler</p>
          <p>Tablo 1 Kriterler ve Süreç Seçimi</p>
          <p>Kriter ve süreç seçim tablosu, ilgili karşılaştırma satırında, her bir süreç için
öngörülen değerlendirmeyi barındırmaktadır. Karşılaştırma başlıkları için, yönetim
tercihine göre istenilen ağırlık ile çekim merkezi nitelemesi yapılabilmektedir.
5</p>
          <p>Sonuç
1970 ve sonrasında elde edilen şelale süreç modeli ile özellikle öngörü sahibi
olunan alanlarda başarılı sonuçlar alınmış ve yazılım geliştirme endüstrisi gelişmiştir.
Ancak, bilinirliğin azaldığı ve sürenin uzadığı projelerde şelale modeli zorlanmıştır.</p>
          <p>Eğer gereksinimlerini ve teknolojisini bildiğiniz bir işi yapıyorsanız ve dolayısıyla
basit bölgeye düşüyorsanız kenetlenme sürecinin deneycilikle öğrenme maliyetinden
kaçının ve şelale süreci ile projenizi geliştirin.</p>
          <p>Eğer, gereksinimlerin belirsiz olduğu ve teknolojisi bilinmeyen bir işi yapıyorsanız
ve dolayısıyla karmaşık bölgeye düşüyorsanız deneycilikten faydalanın ve
kenetlenme süreç modeli ile projeniz geliştirin.</p>
          <p>Teşekkür. Yazarlar, HAVELSAN yönetimine çalışmaya verdiği destek için teşekkürler ederler
Kaynaklar</p>
        </sec>
      </sec>
    </sec>
  </body>
  <back>
    <ref-list>
      <ref id="ref1">
        <mixed-citation>
          <source>[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]</source>
          [14]
          <string-name>
            <given-names>D.</given-names>
            <surname>Chappell</surname>
          </string-name>
          , “What is Application Lifecycle Management?”, Chappell &amp; Associates
          <year>2008</year>
          .
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref2">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <given-names>W.W.</given-names>
            <surname>Royce</surname>
          </string-name>
          , “
          <source>Managing the Development of Large Software Systems”, Proceedings of IEEE WESCON 26</source>
          (
          <year>August</year>
          ):
          <fpage>1</fpage>
          -
          <lpage>9</lpage>
          . pp.
          <fpage>328</fpage>
          -
          <lpage>338</lpage>
          ,
          <year>1970</year>
          ]
          <article-title>CMMI Product Team, "CMMI for Development, Version 1.3," Software Engineering Institute</article-title>
          , Carnegie Mellon University, Pittsburgh, Pennsylvania,
          <source>Technical Report CMU/SEI-2010-TR-033</source>
          ,
          <year>2010</year>
          .
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref3">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <given-names>K.</given-names>
            <surname>Forsberg</surname>
          </string-name>
          , H. Mooz, “
          <article-title>The Relationship of System Engineering to the Project Cycle”</article-title>
          ,
          <source>Proceedings of the First Annual Symposium of National Council on System Engineering</source>
          , p:
          <fpage>57</fpage>
          -
          <lpage>65</lpage>
          , October 1991
          <string-name>
            <given-names>H.</given-names>
            <surname>Takeuchi</surname>
          </string-name>
          and
          <string-name>
            <surname>I. Nonaka</surname>
          </string-name>
          , “
          <article-title>The new new product development game,” Harvard business review, no</article-title>
          .
          <source>January-February</source>
          , pp.
          <fpage>137</fpage>
          -
          <lpage>147</lpage>
          ,
          <year>1986</year>
          .
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref4">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <given-names>J.</given-names>
            <surname>Sutherland</surname>
          </string-name>
          ,
          <article-title>"Agile Development: Lessons learned from the first Scrum"</article-title>
          ,
          <fpage>10</fpage>
          -2004
          <string-name>
            <surname>Gerald M. Weinberg</surname>
          </string-name>
          , as quoted in Larman, Craig; Basili,
          <string-name>
            <surname>Victor</surname>
            <given-names>R.</given-names>
          </string-name>
          (
          <year>June 2003</year>
          ).
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref5">
        <mixed-citation>
          <article-title>"Iterative and Incremental Development: A Brief History"</article-title>
          .
          <source>Computer</source>
          <volume>36</volume>
          (
          <issue>6</issue>
          ):
          <fpage>47</fpage>
          -
          <lpage>56</lpage>
          .
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref6">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <given-names>M.</given-names>
            <surname>Fowler</surname>
          </string-name>
          and
          <string-name>
            <given-names>J.</given-names>
            <surname>Highsmith</surname>
          </string-name>
          , “
          <article-title>The agile manifesto</article-title>
          ,
          <source>” Software Development</source>
          , vol.
          <volume>9</volume>
          , no.
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref7">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <surname>August</surname>
          </string-name>
          , pp.
          <fpage>28</fpage>
          -
          <lpage>35</lpage>
          ,
          <year>2001</year>
          .
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref8">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <given-names>K.</given-names>
            <surname>Schwaber</surname>
          </string-name>
          and
          <string-name>
            <given-names>J.</given-names>
            <surname>Sutherland</surname>
          </string-name>
          , “
          <article-title>The scrum guide</article-title>
          ,” Scrum. org,
          <source>October</source>
          , vol.
          <volume>2</volume>
          , no.
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref9">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <surname>July</surname>
          </string-name>
          , p.
          <fpage>17</fpage>
          ,
          <year>2011</year>
          .
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref10">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <given-names>Pankaj</given-names>
            <surname>Vohra</surname>
          </string-name>
          and
          <string-name>
            <given-names>Ashima</given-names>
            <surname>Singh</surname>
          </string-name>
          .
          <article-title>Article: A Contrast and Comparison of Modern Software Process Models</article-title>
          .
          <source>IJCA Proceedings on International Conference on Advances in Management and Technology</source>
          <year>2013</year>
          iCAMT:
          <fpage>23</fpage>
          -
          <lpage>27</lpage>
          ,
          <year>February 2013</year>
          Palmquist. Steven, Lapham. Mary Ann, Garcia-Miller. Suzanne, Chick. Timothy, and
          <string-name>
            <surname>Ozkaya</surname>
          </string-name>
          . Ipek,
          <article-title>"Parallel Worlds: Agile and Waterfall Differences and Similarities," Software Engineering Institute</article-title>
          , Carnegie Mellon University, Pittsburgh, Pennsylvania, Technical Note CMU/SEI-2013
          <source>-TN-021</source>
          ,
          <year>2013</year>
          .
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref11">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <given-names>N.</given-names>
            <surname>Mohammed Ali Munassar</surname>
          </string-name>
          and
          <string-name>
            <given-names>A.</given-names>
            <surname>Govardhan</surname>
          </string-name>
          , “
          <article-title>A Comparison Between Five Models Of Software Engineering”</article-title>
          ,
          <source>IJCSI International Journal of Computer Science Issues</source>
          , Vol.
          <volume>7</volume>
          , Issue 5, pp.
          <fpage>94</fpage>
          -
          <lpage>101</lpage>
          ,
          <year>September 2010</year>
          .
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref12">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <given-names>R.</given-names>
            <surname>Stacey</surname>
          </string-name>
          ,
          <article-title>"Complexity and Emergence in Organizations"</article-title>
          (London: Routledge,
          <year>2001</year>
          ).
        </mixed-citation>
      </ref>
      <ref id="ref13">
        <mixed-citation>
          <string-name>
            <given-names>J.</given-names>
            <surname>Sutherland</surname>
          </string-name>
          , K.Schwaber, “Software in 30 Days”, John Wiley &amp; Sons, Inc.,
          <string-name>
            <surname>Hoboken</surname>
          </string-name>
          , New Jersey,
          <year>2012</year>
        </mixed-citation>
      </ref>
    </ref-list>
  </back>
</article>